ŞANGAY BEŞLİSİ! (ALTILISI).

 

                     ŞANGAY BEŞLİSİ! (ALTILISI).

 

Türkiye, Dünyada oluşan Amerika ve ekseriyetle de Avrupa devletlerinin oluşturduğu bu güç birlikteliklerinin neresinde?

Hem de yıllardır.

Önce buna iyimser olarak bir bakmak lazım.

NATO var!

UNESCO var!

AB var!

Ama biz parantezin neresindeyiz?

İlkinden kısa da olsa başlayalım bakalım.

1946 yıllarında, çok partili sisteme geçtikten sonra, Dünyada hem sosyolojik, hem de askeri güç birliği adına; alternatif güç teşkil eden Sovyetler birliğine karşı kurulmuş olan “ NATO” “Kuzey Atlantik paktına”, o zamanın hükümeti tarafından 1950 yıllarında üye olmuşuz.

Arkasından da UNESCO üyeliği gelmiş.

İyi güzel.

Bu konuda da ne istenmişse yapmışız.

Yani bu iki kuruluşla bir sıkıntımız yok.

Ama “AB” denilince tüylerimiz diken diken oluyor!

Hem de yıllardır.

AB’ ne defalarca üyelik konusunda başvuru yapmamıza karşın, AB’ nin bize dikte edipte uygulattırdığı uyum yasalarını yaşama geçirmemize rağmen halen beklemekteyiz.

Ama bu oluşumun dışında kalan güçlere karşı yaşama geçen topluluğun da, askeri güç anlamında Türkiye’ye ihtiyacı oldukları nedeniyle de bize yer verilmiş.

O da gücümüz nisbetinde ve mecburen.

Ekonomik ve ticari işbirliği anlamında da ise; piş pişlenip, poh pohlanmamıza karşın, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve bazı değerler konusunda uyum sağlayamayacağımız gerekçesiyle de bu birliğe kabul edilmeyip, yıllarca da kapı önünde bekletilmişiz ve halen de bekletilmekteyiz.

Tabii ki bundan başka, tarihten gelen bazı nedenlerin de halen unutulmamış olması, saklı da olsa bu gibi düşünceler bizim adımıza engel teşkil etmiştir.

Kısacası; eskiden tehlike gibi görülen, şimdi Rusya’nın da ortak olduğu ne NATO’dan, ne de AB’den bize artık asla yarar gelmez.

Zaten Kuzey Atlantik Paktı dağılmış, NATO önemini yitirmiş ve Rusya’ da buranın bir parçası olmuştur.

Ama yeni oluşan bu birliktelik düşünülmelidir.

Sayın Başbakanın fikrine burada ilk defa katılıyor ve TC. Vatandaşı olarak da destekliyorum.

Şimdi gelelim “Şangay işbirliği anlaşmasına”!  

Sayın başbakanın; geçenlerde dile getirdiği ve dikkatleri oldukça üzerine çeken birlik istemi söylemine!

Ne diyordu?..

“Ben Sayın Putin’le görüştüm. Yıllardır Avrupa Birliğinin kapısında bekledik ve de bekletildik. Halen daha da bekletilmekteyiz. Buradan bize hayır yok. Bizi de Şangay işbirliğine alın dedim.”

Dikkatinizi çekerim!

İşte bu ülkemizin geleceği açısından çok önemli!

Ama karar verilmeden önce de iyi irdelememiz gerekir, çünkü NATO ile işbirliğimiz halen yürürlüktedir.

Hem bu bir kişinin kararı ile de olmaz.

Bunun ucunda koskoca bir “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ” var ve bu ülkenin bekası da var!

Dünya coğrafyasında ses getiren bu bakış, bir istem olmasına karşın, bizden neler götürür, bize nasıl bakılır iyi görmemiz gerekir.

Bu bakış ve düşünce tabanda veya avamda dikkat çekici bir algı bırakmaz iken, siyasi erkler nezdinde uyumlu ve birliktelikli olmak da her zaman buna güç katacaktır.

Çünkü bizim bu tür birlikteliklere ihtiyacımız var.

Bu coğrafyada bunu iyi okumamız gerekir.

Bunları geçmişte bir kere en acı bir şekilde yaşadık ve yedi emperyalist düvelin istilâsına canice uğradık!

Onun için, nasıl gelişir bunu bilemem ama dış işleri bakanlığımız nezdinde “ gözlemci üye” olarak müracaatımız yapılmış bile.

Ama siyasi erklerle diyalog şart!

Peki Şangay birliği nedir?

1996 yılında kurulan bu birliktelik; Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Çin Halk Cumhuriyetinden oluşmaktadır. Şangay’da toplanılıp görüşüldüğünden de,  adını buradan almıştır.

“Şangay beşlisi”!

“Şangay işbirliği”!

Aynı silâhşörler gibi!

Daha sonra da 2001 yılında Özbekistan’ın girmesiyle bu sayı altı olmuştur.

İlke antlaşması ise:

1-     Güvenlikte işbirliği.

2-     Ekonomik işbirliği

3-     Kültürel anlamda işbirliği!

Bu coğrafya adına; hele hele orta doğuya bakarak iştahı kabaran ve “BOB” projesiyle yürüyenler olduğu müddetçe!..

Hiçbir beis yok.

Tam tersi; güç birliği ve ekonomik anlamda karşılıklı veriler ülke çıkarlarımız konusunda son derece iyi gelecek vaat edebilmektedir

Halkımızın bundan, bilgi edinme diye bir merakı olmadığı için, bize düşen görev böylece onlara ulaşmak ve onları da bilgilendirmektir.

Bu politikayı ülkemin bir bireyi olarak ben de sonuna kadar destekliyorum.

Ama siyasi erklerle de diyaloglu olmak koşuluyla.

“Petriotlarla” ters düşen bu yapı ve bakış, bakalım nasıl gelişecek?..

Bunu hepimiz merak edeceğiz!

Ama olursa da, şimdiden hayırlı olsun derim.

 

 

 

 

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 03 Şubat 2013, 21:33 tarihinde Yazar 7 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN
Benzer Haberler

Fatal error: Call to undefined function get_related_posts_thumbnails() in /home/afyontur/public_html/wp-content/themes/MbTasarim-Haber-v4/single.php on line 65