GERÇEKLERİ GİZLEMEYELİM

Kahraman Müslüman Türk Milletimizden ne olur gerçekleri gizlemeyelim. Tarihi olayları incelerken, olayın geçmişini, oluşunu tam olarak anlar, algılar ve anlatır isek o zaman gerçekçi ve doğru düşünmüş yorumlamış oluruz.
İsyan girişimlerinin tepelenmesine katliam diyen, Eşkıyalardan, hainlerden, Batı’nın piyonu olan hunhar simalardan özür dileyen, İmralı’yla görüşen, Kandil’e posta hizmetleri veren,
Şehitlerimizin faillerinden olan peşmergeye sırnaşan, hararetle sarılan, adaletin kanına giren, hukuku felç eden, toplumsal huzuru perişan eden,
Şehide kelle, katile sayın diye hitap eden,
Kardeşim dediklerini arkadan vuran, dost gördüklerine sırt çeviren zihniyet sahiplerini unutmamız mümkün değildir.
Yarın; elbette dürüst çalışan kişileri asılsız ve temelsiz iddialarla teslim almaya çalışan; ama kendileri çoktan tüm hatlarıyla boyunduruk altına giren çapsız, vicdansız ve ahlaksız düşünce kadrolarını bağışlamak tabiatıyla asla söz konusu olmaz.
Bu ülkeye zarar veren her kim ise yarın nereye giderlerse gitsinler peşleri bırakılmayacaktır. Geçtiğimiz tarih kayıtlarında Türk Milletine yaptıklarından dolayı peşleri bırakılmayıp İzmir’den denize dökülenleri bilenler bilir. Onların destekçileri de batılı sözde bu gün dost dediğimiz milletler, devletler idi. Güçlü Türk’ün azmi ve kararlılığı karşısında denize dökülmekten kurtulamamışlardı.
Türk İslam Düşmanları, ne yaparlarsa yapsınlar, gün gelecek yaptıkları Türk milleti adına Türk İslam düşmanlarından mutlaka hesap sormak için sabırsızız ve kararlı şekilde bekleyenler var.
Hangi ilişki ağlarında bulunurlarsa bulunsunlar, arkalarını kimlere dayarlarsa dayasınlar; bugünkü ülkeye zarar veren elitlerin yapmış oldukları günlerdeki bencilliklerini, kaide ihlallerini, yozlaşmayı ve yolsuzluk iddialarını mutlaka kendilerine sorulacağı gün gelecektir.
Ülkemizin 1910 lu yıllarından 1923 lere kadar çektiğimiz o acıları gerçek Türküm diyenler unutmadılar ve unutmayacaklardır da. Osmanlı Türk Devletimize saldıran o zihniyetin kalıntıları halen içimizde işbirlikçileri ve dışarıda destekçileriyle halen 1910 daki yıkım projelerini canlı tutmaya ve her fırsatta Türk İslam Dünyasına kinlerini kusmaya devam etmektedirler.
Öyle zamanlar oluyor ki, bu köşede yazdıklarımdan rahatsız olan malum çevrelerin kişilerince de uyarı aldığım anlar oluyor.
Bize bu vatanı emanet edenler, hiçbir uyarıya, tehdide boyun eğmedikleri gibi canlarını nasıl feda etmişler ise, bende o ecdadımın kutlu manevi huzurunda saygı ile eğilerek, canım pahasına da olsa bildiklerimi siz okurlarımla paylaşmaya devam edeceğim.
Ecdadımız canlarını feda etmeselerdi, bu gün bu vatan bizim olmazdı, bizler de ölümü göze alamaz isek bu vatanı evlat ve torunlarımıza emanet bırakamayız değil mi?
Sadece ve sadece doğruları, gerçekleri gelecek nesillere aktarmalıyız.
Siyasi ve kişisel üç beş kuruşluk maddi menfaatler peşinde koşarak, Haçlı Ordusu zihniyetine hizmet etmemeliyiz.
Müslüman Türküm diyebiliyorsa bir kişi, Türk İslam Düşmanlarına canı pahasına da olsa karşı durabilmelidir.
Şu okunan ezanlar için, şu dalgalanan ay yıldızlı al bayrak için, konuştuğumuz şu güçlü Türkçe dilimiz için el ele gönül birliği içinde hür, özgür, bağımsız yaşamaya devam etmeliyiz.
Ne olur gençlerimize sadece doğruları ve de yalnız doğruları gerçekleri söyleyelim.

…………………………………………………………………

Nurullah MARDİN – Mahalli İdareler Uzmanı

yerel03@hotmail.com

HABER BİLGİLERİ
Bu haber 29 Aralık 2011, 20:49 tarihinde Yazar 8 kategorisinde yayınlandı.
OKUNMA
Bu Haber 1 Kez Okunmuş..
PAYLAŞ
facebook Twitter Frienfeed Twitter Google
ETİKETLER
YORUM YAZIN
Benzer Haberler
TÜRKELİ GAZETESİ
Anket
Gazetemizin yeni web sayfaını nasıl buldunuz?..
Süper Olmuş
Güzel Olmuş
Eh İdare Eder
Biraz Daha Geliştirilmeli
Beğenmedim.!
Yazarlarımız
Yorumlar